Ocak
21

Ben emekli bir öğretmenim. Şimdi baktığımda iyi ki emekli olmuşum diyorum. Okulların önlerinden geçerken, öğrencilerin konuşmalarını dinlerken ya da yeni genç öğretmen arkadaşlarımla sohbet ederken öğretmenlik mesleğinin ne kadar zorlaştığını, öğrenci profillerinin de ekonomik koşullar gibi git gide bozulduğunu anlıyorum.
“Bizim zamanımızda...” derdi hep büyüklerim, “Her şey farklıydı...” diye eklerlerdi. Şimdi ben kuruyorum bu cümleleri. Ben mesleğimi o kadar severek yaptım, çevremden ailemden ve özellikle öğrencilerimden o kadar saygı gördüm ki, çocuklarımın da öğretmen olmasını istedim. Şimdi çocuklarımdan biri öğretmen. Her akşam eve geldiğinde yüzündeki mutsuzluğu görmek beni inanın çok derinden yaralıyor. Yaşadıklarını anlattığında “Bunları yapan öğrenciler mi?” diye sormaktan kendimi alamıyorum.
Biz ki, bırakın bacak bacak üstüne atmayı, bir öğretmenimizi koridorda gördüğümüzde bile saygıyla selam verirdik. O bizi yetiştiren, annemiz babamız kadar bizlere emek harcayan kişi. Bir birey olmamızı, meslek sahibi olmamızı, hayatımızı kurmamızı sağlayan kişiydi. O bize her şeyi öğreten kişiydi. Fakat şimdiki öğrencilerde maalesef böyle bir düşünce yapısı mevcut değil. tabii ki tüm öğrencileri de aynı düşünmemek gerekiyor. Eminim hala aynı şekilde öğretmenine saygı duyan öğrenciler vardır ama sayılarının çok da fazla olmadığını hem kendi gözlemlerimden hem de öğretmen arkadaşlarımdan duyduklarımdan anlayabiliyorum.
Televizyon, bilgisayar ve cep telefonunun hayatımıza girmesi ile pek çok şey kolaylaştı hayatımızda bunu kabul ediyorum. Fakat bu kolaylaşma pek çok değeri de alıp götürmüş. Ders esnasında cep telefonu ile oynayan öğrenciler yanlarından öğretmen geçerken istiflerini bile bozmuyorlar.
Okul çıkışlarında, dizi karakterlerinden öğrendikleri hareketler ve konuşmalar ile kavga edenler, tartışanlar veya o şımarıklık ile öğretmenini diğer arkadaşlarını küçümseyenler... İnanın bunları her gördüğümde içim acıyor.
Arkadaş grupları cep telefonu markasına pahalılığına göre kuruluyor, hatta kimi zaman öğrencilerin ellerindeki telefonlar öğretmenlerindekinden çok daha pahalı olduğu için öğrenci umarsızca öğretmenini bile küçük görebiliyor. Ama bilmiyor ki öğretmen maaşı ile bir aile geçindirmek, hayatta kalmak ve her gün aynı umut ile öğrencilerine ders anlatmak ne kadar zor.
Bu yazıyı okuyan öğrencilere sesleniyorum. Öğretmenlerinizin değerini asla unutmayın. Saygı onlara verebileceğiniz en değerli hediye. Aradan yıllar geçince, aynı zorlukları sizler de yaşamaya başladığınızda her şey için çok geç olabilir.