Ocak
21
Bugün tüm öğrencilerime ilk defa karne veriyorum. Dün gece karneleri elime aldığımda kendi çocukluğuma gittim.
Öğretmenlerimi hatırladım, öğrenciliğimi hatırladım... sevinçlerimi üzüntülerimi hatırladım... Şimdi, yıllar sonra bütün o günleri düşündüğümde pek çok pişmanlık ve pek çok mutluluk var elimde.
Her sene, bir an önce okul bitsin, tatile gideyim isterdim. Gezeyim, arkadaşlarımla vakit geçireyim. Ne kitap okumak isterdim, ne de ders çalışmak. Önceleri öğretmenimi ve arkadaşlarımı özlerdim, ama yıllar geçtikçe tatil sevgisi ağır basmaya başladı. Hafta sonları bile bitmesin istiyordum. Ama şimdi her şey çok farklı...
Şimdi elimde karneler. Öğrencilerime dağıttıktan sonra okul tatile girecek. Onları, bu sıraları, o güzel yüzlerini iki hafta
göremeyeceğim. Aslında hiç birinden ayrılmak istemiyorum. Kendi çocukluğumda kaçmak istediğim bu masalarda onları hep görmek istiyorum. Bu sene ilk defa karne heyecanını böylesine farklı yaşıyorum. Öğretmenliğin ne olduğunu şimdi anlıyorum. Öğretmenlerimin bizlere nasıl baktığını, her karne gününde öğretmenimin yüzündeki o mağrur gülümsemenin sebebini şimdi anlıyorum.
Şimdi öğrencilerimin yaşayacaklarını düşünüyorum. Düşük not alanlar üzülecek, ya daha çok çalışacak ya da pes etmek isteyecek. Yüksek not alanlar gururla ailelerine götürecek karnelerini. Hiçbir öğrencimin üzülmesini istemiyorum. O yüzden çok da düşük tutamadım puanları ama gene de öğrencilerimin en iyi şekilde yetişmesini mükemmel birer birey olmalarını sağlamak için elimden geleni yapmaya çalıştım.
Bu benim öğretmen olarak ilk sınavım. İlk defa başka birilerini hayata hazırlıyorum. Onların başarıları, başarısızlıkları benim için çok önemli. Bu heyecanı hiç kaybetmemek dileğiyle...
Sevgiler